Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin enerji filosunu güçlendirecek iki yeni nesil derin deniz sondaj gemisinin filoya dahil edileceğini açıkladı. Bu gelişmeyle birlikte Türkiye, dünyanın en gelişmiş dört enerji filosu arasında yerini alacak.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kamuoyuna duyurulan yeni gemilerle ilgili olarak Bakan Bayraktar, X platformu üzerinden önemli açıklamalarda bulundu. Bayraktar, Türkiye’nin enerji filosunun sadece gemi sayısı ile değil, aynı zamanda teknolojik donanımı ve operasyonel kabiliyetiyle de önemli bir kapasiteye ulaştığını vurguladı.
“İlk Dört Modern Enerji Filosundan Biri Oluyoruz”
Bayraktar, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:
- “Filomuz büyüyor, Mavi Vatan’daki gücümüz artıyor.
- İkiz özelliklere sahip, yüksek teknolojiyle donatılmış iki yeni nesil derin deniz sondaj gemisini enerji filomuza katıyoruz.
- Bu önemli adımla derin denizlerdeki varlığımızı daha da güçlendiriyor, keşif ve üretim kapasitemizi genişletiyoruz.
- Karadeniz başta olmak üzere ötesinde yeni ufuklar açıyoruz.
- Bu yeni takviyelerle, Türkiye olarak dünyanın en modern ilk dört enerji filosu arasındaki yerimizi alıyoruz.
- Filomuz artık sadece sayıca değil, teknoloji, kapasite ve operasyonel etkinlik açısından da dünya çapında bir seviyeye ulaşmıştır.
- Enerjide Tam Bağımsız Türkiye hedefiyle çıktığımız bu yolda kararlılıkla ilerlemeye devam ediyoruz. Milletimize hayırlı olsun.”
Türkiye’nin Enerji Filosunda Önemli Sıralama
Paylaşılan videoda, Türkiye’nin 6 sondaj ve 2 sismik arama gemisiyle global anlamda 4’üncü sıraya yükseldiği bilgisi yer aldı. Bu durum, ülkenin denizaltı enerji kaynaklarını keşfetme ve kullanma kapasitesini ciddi oranda artırıyor.
Müjdeyi Cumhurbaşkanı Erdoğan Duyurmuştu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı sonrası yaptığı millete sesleniş konuşmasında, Türkiye’nin derin deniz sondaj gemisi sayısının mevcut 4’ten 6’ya çıkarılacağını müjdelemişti. Bu gelişme, Türkiye’nin enerji alanındaki bağımsızlık ve güçlenme hedeflerine ulaşmasında önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor.
















