e-Devlet platformuna entegre edilen Türkiye Ulusal Coğrafi Bilgi Platformu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından vatandaşların hizmetine sunuldu. Bakanlığın yazılı açıklamasına göre, Coğrafi Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen sistem, TÜRKSAT AŞ’nin teknik desteğiyle geliştirildi ve 1 Ocak 2025 itibarıyla e-Devlet Kapısı üzerinden kamu kuruluşlarına sunuldu. Artık, bu sistem kontrollü erişimle tüm vatandaşların hizmetine açılmış durumda. e-Devlet kullanıcı bilgileriyle sisteme erişim sağlayan vatandaşlar, ‘www.tucbs.gov.tr’ ve ‘turkiye.gov.tr’ adreslerinden Ulusal Coğrafi Bilgi Platformu’na ulaşarak bu hizmetten faydalanabilir.
Doğal Afetlere Karşı Hızlı Müdahale
Deprem riski, heyelan alanları ve dere yatakları gibi hayati coğrafi bilgiler bu sistemde yer almakta. Bu bilgilerin varlığı, olası bir afette müdahale çalışmalarının en doğru ve hızlı şekilde yönetilmesine olanak tanıyor. Kamu kurumları ve yerel yönetimlerin coğrafi verileri bu sistemde yetki bazlı paylaşılıyor. Böylece, kamu kurum ve kuruluşları imar planlamasından afet yönetimine, ulaşım planlamasından çevresel etki analizlerine kadar birçok hizmeti hızlı ve doğru bir şekilde hayata geçirebiliyor.

Kimler Hangi Veriye Hangi Seviyeden Ulaşabilecek?
Coğrafi Veri Paylaşım Matrisleri, veri sahibi kurum tarafından oluşturulup Ulusal Coğrafi Bilgi Platformu’nu kullanan kişilerin yetki seviyesine göre erişime açılıyor. Kimin hangi veriye erişebileceğini veri sahibi kurum belirleyip denetliyor, böylece stratejik verilerin güvenliği sağlanıyor. Kurumlar tarafından platforma eklenen veriler, belirlenmiş standartlara uygun olup olmadığı sistem tarafından otomatik olarak kontrol ediliyor. Böylece vatandaşlar, bu platform üzerinden doğru, güncel ve güvenilir verilere kolayca ulaşabiliyor.

Coğrafi Veri Sözlüğü Erişimi
Ulusal Coğrafi Bilgi Platformu’ndaki Veri Sözlüğü sayesinde, Türkiye’de coğrafi veriler ortak bir dille, daha sağlıklı ve sürdürülebilir bir şekilde yönetiliyor. Kurumlar coğrafi verileri üretirken aynı terimleri ve kavramları kullanıyor. Bu sayede, veriler karışmıyor ve herkes neyin ne olduğunu kolayca anlayabiliyor. Dolayısıyla, farklı kurumlar aynı konuyu aynı şekilde tanımladığı için veriler daha düzenli, anlaşılır ve güvenilir hale geliyor.


















