MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin çağrısıyla başlayan süreç, Abdullah Öcalan’ın “PKK’yı feshedin” açıklamasıyla yeni bir boyut kazanmış durumda. Bu süreçte, Süleymaniye’de 30 PKK’lı silahlarını yakarak dikkat çekici bir adım attı. Terörsüz Türkiye süreci kapsamında atılan bu yeni adımlar, Bahçeli’nin mecliste komisyon kurulması talebiyle daha da anlam kazandı. Bu talep, hem kamuoyu hem de siyasiler arasında büyük yankı uyandırdı.
Bahçeli, Türkün Gazetesi aracılığıyla yayımladığı yazısında, partisinden komisyonda yer alacak isimleri açıklarken, Terörsüz Türkiye sürecindeki son duruma dair önemli değerlendirmelerde bulundu. YPG/PYD’nin, SDG kisvesi altında Suriye’de faaliyetlerine devam etmesi, 10 Mart 2025 mutabakatına uymaması nedeniyle hem Şam yönetiminin hem de Türkiye’nin güvenliğini tehdit etmektedir.
“10 MART MUTABAKATINA HARFİYEN UYULMALIDIR”
Bahçeli, Suriye’de YPG/PYD’nin 10 Mart mutabakatına harfiyen uymasının önemine dikkat çekti ve bu konuda derhal adım atılması gerektiğini belirtti. Paris’te yapılan görüşmelerde gündeme gelen bu mutabakata uyulmaması, tarihi bir hata olarak nitelendirildi.

“YPG/PYD’NİN SÜRECİ AĞIRDAN ALMASI KABUL EDİLEMEZ BİR ÇİRKEFLİKTİR”
ABD yönetiminin tavşana kaç, tazıya tut politikası eleştirilirken, İsrail ile olan gizli ilişkileri de sona erdirmesi gerektiği vurgulandı. Türkiye’nin terörsüz bir geleceğe adım adım yaklaştığı bu dönemde, YPG/PYD’nin süreci ağırdan alması ve gelişmeleri sabote etme çabaları kabul edilemez bir çirkeflik olarak değerlendirildi.

“HİÇ KİMSE SUYU YOKUŞA AKITACAĞI ZEHABINA KAPILMAMALIDIR”
PKK’nın kurucu önderliğinin 27 Şubat’ta yaptığı “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı”, örgütün tüm bileşen ve yapıları için bağlayıcı ve geçerlidir. Milliyetçi Hareket Partisi için esas alınması gereken çağrı ise İmralı çağrısıdır. Bahçeli, hiçbir kimsenin bu süreçte suyu yokuşa akıtacağı zehabına kapılmaması gerektiğini vurguladı.
















