Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un Kadının Güçlenmesi ve Toplumsal Adalet Konusundaki Vurguları
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Bir toplumda kadının gücü ne kadar fazlaysa, o toplumda adaletin kökleri de o derece sağlamdır” diyerek, kadınların hak ettiği değeri göremediği toplumlarda sürdürülebilir bir toplumsal huzur, refah ve kalkınmanın mümkün olmadığını ifade etti.
Adalet Bakanı Tunç, Kadının Güçlenmesi Koordinasyon Kurulu 1. Toplantısında yaptığı konuşmada, gerçek toplumsal gücün, kadınların kendilerini güvende, değerli ve eşit hissetmeleriyle doğru orantılı olduğunu belirtti.
Kadının Güçlendirilmesi ve Adalet Sistemindeki Yeri
Adalet Bakanlığı olarak, adalet kapısını çalan her kadın vatandaşımıza yalnız olmadıklarını hissettirmek amacıyla kesintisiz ve tavizsiz bir kararlılıkla çalıştıklarını vurgulayan Tunç, kadının güçlendirilmesinin sadece bireysel bir kazanım değil, aynı zamanda toplumsal adaletin de teminatı olduğunu ifade etti.
Son iki yıl içerisinde çeşitli sempozyumlar ve toplantılar düzenleyerek aile hukuku alanındaki tüm boyutları titizlikle değerlendirdiklerini, özellikle kadın hakları üzerine önemli oturumlar gerçekleştirdiklerini ve sorunların çözümüne yönelik somut öneriler geliştirdiklerini dile getirdi.
Gerçekleştirilen Önemli Etkinlikler
- Uluslararası Aile Hukuku Sempozyumu
- Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon Kurulu Toplantısı
- Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Ulusal Koordinasyon Kurulu Toplantısı
- Kadınların Adalete Erişiminin Güçlendirilmesi Paneli
- Aile Mahkemeleri Değerlendirme Toplantısı
Anayasada Kadınlara Yönelik Pozitif Ayrımcılık
Adalet Bakanı Tunç, kadının sevgi, fedakarlık ve hoşgörünün en güzel timsali olduğunu, toplumun ve ailenin temel taşını oluşturduğunu vurguladı. Kadınların sabrı, merhameti ve mücadele azmiyle hayatın her alanının güzelleştiğini ifade etti.
Kadının güçlendirilmesinin yalnızca sosyal politikaların değil, aynı zamanda hukukun, adaletin ve insan haklarının da merkezinde yer alan bir mesele olduğunu belirten Tunç, kadınların hayatın her alanında eşit fırsat ve imkânlara sahip olmalarını sağlamak için kararlı adımlar attıklarını ve atmaya devam ettiklerini söyledi.
Son 23 yılda kadın haklarını koruma ve güçlendirme amaçlı çok sayıda yasal düzenlemeyi hayata geçirdiklerini hatırlatan Tunç, bunlar arasında:
- Anayasa’da kadınlara yönelik pozitif ayrımcılık ilkesi
- Türk Medeni Kanunu, İş Kanunu ve Türk Ceza Kanunu’nda kapsamlı reformlar
- Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun
Kadınların Yargıdaki Temsili ve Artan Sayıları
Bakanlık olarak, kadınların adalet hizmetlerine katılımını desteklemeye büyük önem verdiklerinin altını çizen Tunç, 2002 yılında 1.847 olan kadın hakim ve savcı sayısını %433 oranında artırarak 9.848’e yükselttiklerini belirtti.
Bugün, yargı teşkilatında görev yapan kadın hakim ve savcıların oranının %40’a ulaştığını, toplam 3.620 olan hakim ve savcı adayı ve yardımcılarının 1.755’inin kadın olduğunu ifade etti. Ayrıca, adalet teşkilatında görev yapan 95.104 personelin 45.750’sinin kadın olduğunu kaydetti.
Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Atılan Kararlı Adımlar
Tunç, kadının güçlendirilmesi ve kadına yönelik şiddetin önlenmesi noktasında birçok önemli düzenleme ve uygulamayı hayata geçirdiklerini aktardı. 2003 yılında Aile Mahkemeleri’ni kurarak bu alanda ihtisaslaşmayı sağladıklarını, bugün Türkiye’de faaliyet gösteren 528 Aile Mahkemesinin yargılama süreçlerini yürüttüğünü belirtti.
Bakanlık bünyesinde, suç mağdurlarının korunması amacıyla Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Daire Başkanlığı ve bu başkanlık kapsamında Kadın Hizmetleri Daire Başkanlığını kurduklarını söyledi.
Kadına Yönelik Şiddete Karşı Hukuki Düzenlemeler
- 81 ilde ve 242 adliyede Cumhuriyet Başsavcılıklarında Özel Soruşturma Büroları ve Tedbir Mahkemelerinin kurulması
- Dördüncü Yargı Paketi ile boşanılan eşe karşı işlenen suçlarda cezayı artırıcı nedenlerin kapsamının genişletilmesi
- Kadına yönelik suçlarda cezada ağırlaştırıcı nedenlerin kabul edilmesi
- Kasten yaralama suçunun tutuklama nedeni sayılan suçlar arasına alınması
- Israrlı takip (stalking) eyleminin müstakil bir suç olarak tanımlanması
Adli Görüşme Odaları ve Psikososyal Destek Hizmetleri
Tunç, adli süreçlerde adalet sistemiyle karşılaşan tüm vatandaşların desteklenmesi için özel çalışmalar yaptıklarını belirtti. Suç mağduru kadın ve çocukların faillerle yüz yüze gelmeden, uzman eşliğinde güvenli ve özel ortamlarda ifade verebilmelerini sağlayan Adli Görüşme Odalarının oluşturulduğunu ifade etti.
Türkiye genelinde 81 ilde, 165 adliyede ve 174 adli görüşme odasında bugüne kadar 147 binden fazla adli görüşme gerçekleştirildiğini aktardı.
Ayrıca, 81 ilde kurulan ve toplam sayısı 177 olan Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüklerinde, 2019 yılından bu yana toplam 1 milyon 764 bin kişiye adli süreçlerde psikososyal destek sağlandığını belirtti.
















